ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Musul valisinin dinlerken

Metin ERİŞ

25 Mart 2010, 16:03

Metin ERİŞ

Türk dış politikasının temel yönü yıllardır zaman zaman farklı eğilimler gösterse de genelde Batı eğilimli görüntü vermiştir. Hafızalar yoklandığında özellikle D.P. ve ANAP dönemi iktidarlarında, Batı yönlü politikalar ihmal edilmemekle beraber, İslâm Ülkeleri ve komşularla olan ilişkilerde farklı arayışların gündeme geldiği gözlenir. Bilhassa Turgut Özal'ın Türkiye'nin içe kapanık ekonomik yapısını değiştirme arayışlarında komşu ve de İslâm ülkeleriyle olan münasebetlerin çok yönlü olarak olumlu mecralara doğru yönelen arayışlar içinde bulunulduğu bilinmektedir.

Musul Valisinin konuşmasında önemli bulduğum bazı tespitlerime:

• Karşılıklı olarak 1200 yıllık müşterek bir tarihi ve medeniyetin unsurlarını taşımaktayız.

• Irak halkı son ABD işgalinden sonra ve öncesiyle bir şeyi unutmayacaktır. Bu şehitleri ve de göçlerle ortaya çıkan gözyaşlarıdır.

• Musul, ABD işgalinden sonraki ilk 9 ayında ülkenin hemen hiçbir bölgesinde olmadığı kadar güven içersindeydi. Ancak sonra dışarıdan gelen bazı siyasi unsurlar (!) şehirde karışıklığa sebep olmakla kalmayacak, bu defa onların durumunu bastırmak (!) amacıyla gelen başkaca güçlerle de mücadele zeminine gireceklerdi! İşte o günlerden sonra Musul'da da karışıklıklar ortaya çıkacaktır. Her şeye rağmen şunu dile getirmeliyim ki hangi kökende olursa olun Musul halkı bütün bu karışıklıkların dışında kalmaya özen göstermiştir. Bugünkü huzurun, güvenlikli durumun sebebi ve seçimlerin sağlıkla yapılmasındaki başarının sırrı Musul halkının iradî olarak kargaşanın içinde olmayışıdır. Öyle ki ne etnik, ne de mezhebe bağlı bir sorun karşısında Musul, bugün şüphe etmeyiniz ki, Irak'ın en güvenli bölgesidir. Musul halkı bölünmeye karşı direncini ortaya koymakla kalmamış, güvenlik güçlerinin hukukî zeminde kalışlarında da önemli bir rol üstlenmiştir.

• Son Türkiye-Irak zirvesinde imzalanan 49 civarındaki anlaşma içersinde Musul'u ilgilendirenlerin bir an önce yerine getirilmesi için bize düşen görevleri en kısa zamanda gerçekleştirmeyi taahhüt ederiz. Bunun için elimizden geleni yapacağız. Öyle ki bu imzalardan önce Türkiye Konsolosluğuna başvurarak bir Türk-Irak Kültür Merkezinin açılması için talepte bulunduk ve derhal arazi ve/veya bina tahsisini yapabileceğimizi dile getirdik. Ama şu ana kadar her hangi bir taleple karşılaşmadık!

• Genel olarak bütün Irak'ta güvenliği zedeleyen olaylarda 2007 yılından bu yana ¼ seviyesine inecek bir azalma olmuştur. Amma belli ve büyük Medya organları kasıtlı olarak Irak'taki bu olumlu gelişmeyi doğru bir şekilde aksettirmemekte, hatta abartmaktadırlar.

• Bugün nüfusun 1/6'sı devletten maaş almaktadırlar ki bunun da 1/3 oranlar içersinde devlet memurları, emekliler ve de sosyal yardım alanların olduğunun düşünülmesi uygundur.

• Mart ayında yapılacak Genel Seçimlerin şöyle veya böyle bugüne göre bir değişime yol açacağı kaçınılmazdır. Zira halkın büyük çoğunluğu bugünkü iktidarın başarısızlığından müştekidir. Son zamanlarda iptal edilen adaylar konusu da göstermektedir ki başta bulunanlar, kendi aleyhlerine olan gelişmelerin farkındadırlar. İptal edilen adayların BAAS mensupları olduğunu söylemek sadece sahteciliktir. BAAS hemen neredeyse yok olmuştur ve sürünmektedir. Aksini söyleme yön saptırmaktır. Ama seçimlerin her şeye rağmen önemli bir değişime sebep olacağı kesindir.

• İran'ın tesiri özellikle Orta ve Güney Irak'ta vardır ama giderek azalmaktadır. Kürt varlığının güçlenmesini kasıtla ABD sağlamıştır. Öncelikli hedef parçalanmış bir Irak'tı. Fakat şimdi Kürtler arasında bile bunu düşünenlerin sayısı azalmıştır. Ancak çıkar veya başka sebeplerle hâlâ bu düşüncede olanlar vardır ve bugünden yarına da Kürt meselesinin hemen halledileceği düşünülmemelidir. Ayrıca unutulmamalıdır ki ilk günlerden itibaren ABD'den aldıkları destekle Kürtler sadece kendi bölgelerini değil, Irak'ın %50'sinin kontrolünü ele geçirmişlerdir.

Bu arada Sn. Vali Musul'un önde gelen Kürt liderlerinden biri olan Dildar Zebari'den de bir kısa konuşma yapmasını istedi ki, işte onun konuşmasından önemli bazı noktalar: "İşgalden sonra bazı Kürtler kendi şahsî çıkarları yönünde hareket ettiler. Ama,  gerçeklerle yüzleşme halkı onlarla karşı karşıya getirdi! Bugün basit hayat şartlarının bile yerine getirilememiş oluşu bir gerçektir. Bu sadece Musul için değil, bütün Irak için geçerlidir."

Irakla komşu olmak ve oraya halkı işbirliği içinde bulunmak kaçınılmaz olduğuna göre sık sık onların aydınlarını dinlemekte fayda olmalı!..

Bu haber 367 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !18 Mayıs 2012

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

GALERİ

Tüm haber yazıları ve içerikleri Son Nokta Gazetesine aittir. Kaynak belirtilmeden kullanımı yasaktır.
RSS Kaynağı

Web Tasarım: Gebze Tasarım

Altyapı: MyDesign