ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

CHP ve AKP'liyim

Lütfi SARIBUĞA

11 Haziran 2010, 08:55

Lütfi SARIBUĞA

1923’te Cumhuriyet Halk Fırkası adıyla Atatürk tarafından kurulan CHP, 1935’te Cumhuriyet Halk Partisi oldu. 2010 yılına kadar toplam 32 kurultay, 14 olağanüstü kurultay gerçekleştirerek çok partili sistemde iktidar olamamış, ekonomik olarak dünyanın en zengin, yönetici kadrosu olarak da en yaşlı kişilerden oluşan bir partidir. Eleştirenin AKPLi olduğu düşünülen günümüzde hiçde öyle olmadığını biliyoruz aslında. Atatürk bu partide  EBEDİ ŞEF, İnönü ise  MİLLİ ŞEF, Atatürk ve İnönü “değişmez genel başkan” olarak seçilmişlerdir. Çok partili sisteme geçişte “açık oy, gizli sayım” yöntemiyle zorla iktidar olma özelliğine sahiptir. 27 yıllık diktatörlükten sonra 1950 yılında yapılan seçimlerde, DP (bugünkü parti ile  ilgisi bulunmamaktadır) %53,3 oy  oranıyla halkıda bu partiden kurtarmıştır. Günümüze kadar süren demokratik seçimlerde tek başına iktidar olamamıştır. Ayrıca bazı bölgelerimizde örgütleşememiştir. Belirli bölgelerden oy almaktadır. Ülke sorunlarının çözümünde at gözlüğü takarak çözüm ürettiğini sanan bu parti ve yöneticilerinin olumsuzluklarından dolayı iktidara gelmesini sağladıkları AK Partiden dolayı “ASKER GÖREVE” pankartlarını alarak Cumhuriyet Mitingleri adı altında yapılan kışkırtıcı yürüyüşlerde en önde yer almışlardır.  Halkın taleplerine orantılı ve ülkemizin doğu güneydoğu bölgelerinde yıllardır süren iç savaşın bitirilmesi için, 1989 ve 1999 yıllarında kendi komisyonları tarafından hazırlanan Kürtlerle ilgili Doğu ve Güneydoğu Raporları kendi parti web sitesinde yayınlanmasına rağmen hala inkar etmektedirler. Bunun yerine Deniz Baykal “Kürtlerin tek sorunu kendilerini Türk olarak hissetmemeleridir” demiştir. Bunu fırsat bilen AKP bu eksiklerin giderilmesi konularını üstlenerek her ne kadar yüzüne gözüne bulaştırsa da gündeme getirmiştir. Ancak elini attığı her şeyi batırmış ve daha karmaşık hale getirmiştir. Bütün bu AKP’nin olumsuzluklarına rağmen halk kendi ülkesi içinde barış ve eşitlik ilkesi içinde yaşamak istediğinden CHP yerine AKP’yi desteklemektedir. CHP, Başörtü sorununu çözme yerine, başörtü takanları irtica, iç tehdit olarak algıladığından AHİM’nin başörtü ile ilgili almış olduğu kararı kutsal saymışlardır. CHP den başkası da bu başörtü sorununu çözemez. Ama hiçbir zaman çözme taraftarı olmamıştır. Çözüm için iktidar olan partilerden medet umanları tehdit olarak görmüştür. Kürt sorununu, CHP çözer ama çözmeyecektir. Azınlık hakları ve komşu ülkelerle ilişkilerimiz ile ilgili sorunları da CHP çözer ama çözmeyecektir. Çünkü şu anda parti başında bulunan KÜRT-ALEVİ kemal kılıçdaroğlu (63 yaşında ama önder sav -83 yaşında- tarafından kullanılmaktadır) Trakya gezisinde her türlü açılımı lanetliyoruz dedi. Ekonomik, işsizlik, kürt, alevi, azınlık, komşu ülke ilişkileri ile ilgili insanları ikna edici hiçbir çözüm önerileri bulunmamaktadır. Şayet çözüm önerileri olursa herkes tarafından destekleneceğinin bilinmesi gerekir. Tek uğraşları günümüzde TSK içindeki cuntanın korunması ve cunta uzantısı olanların cezaevinde desteklenmeleridir. Bu uğraşlarla kılıçdaroğlu rüzgarı eser geçer kalıcı olmaz. Chpyi eleştirmek akplilik değildir. Aksine çözümsüzlükler içindeki CHP, AKP’nin varlığının gerekçesi ve savunucusudur. Bende bu kadar CHP li ve bu kadar AKPliyim.

Serdar ortaç, ebru gündeş, reha muhtar…

Geleneksel hale gelen Uluslar arası Türkçe Olimpiyatları Türkiye’de düzenlenmektedir. Bende bu etkinlikleri İzledikten sonra o salonda Serdar ORTAÇ, Ebru GÜNDEŞ ve Reha MUHTARIN ellerine çatal-bıçak alarak izlemelerini isterdim. 120 farklı ülkeden farklı etnik köken, dil, dine mensup çocukların Türkçe söyledikleri şarkıları dinlemeleri durumunda ıslıklayacak, onuncu yıl marşını okuyacak ve ellerindeki çatal-bıçakları o çocuklara fırlatacaklardı. Bir kürt ve ülkesini onlardan daha çok seven Ahmet KAYA’nın, ana dilinde şarkı söyleme isteğine göstermiş oldukları kendilerine yakışır tepkilerini, Şerefsiz diye manşet atan şerefsiz faşist gazetecileri bir kez daha lanetledim. Serdar ortaç denilen şahıs 1970 doğumlu ve bedelli askerliği bekleyen vatanına Mehmetçiklere ihanet eden, çarpık ailevi hayatı olan biri, Ebru gündeş yaptıkları evlilik ve boşanmalarla, günü birlik çarpık gayri ahlaki ilişklerle sürekli gündeme gelmiş biri, reha muhtarda bu yaşına kadar kimseye yararı olmamış serdar ortaç ile ebru gündeşin yaptıklarının karışımı gibi biri iken, Ahmet KAYA ise askerlik yapmış, vergisini ödeyen günü birlik çarpık ilişkilerle gündeme gelmemiş, vatan sevgisi ve halkların kardeşliği, din, dil ve alevi özgürlükleri için mücadelede bulunmuş bir vatanseverdir.

Bu haber 455 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !18 Mayıs 2012

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

GALERİ

Tüm haber yazıları ve içerikleri Son Nokta Gazetesine aittir. Kaynak belirtilmeden kullanımı yasaktır.
RSS Kaynağı

Web Tasarım: Gebze Tasarım

Altyapı: MyDesign