ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Bir Bilge İnsan

Ertuğurul TAŞLI

30 Ocak 2012, 22:46

Ertuğurul TAŞLI

Selam ile..
Çağdaş bir derviş edasıyla karşımda duran bu adam, ilk gençlik yıllarımda fikir ve edebiyat dünyama tohumlar saçan adamlardan sadece birisiydi. Ak saçlı bu dev adamı insan karşısında görünce heyecanlanmadan edemiyordu.
Karşımda çağdaş bir derviş edasıyla duran bu ak saçlı adam, bana bilgiyi ve bilgeliği hatırlattı. Bilgi nedir, bilinç nedir, bilgelik nedir gibi daha birçok soru kafamı zonklatıyordu. Düşünmek nedir, tefekkür nedir, tefekküre ihtiyaç var mıdır gibi daha birçok soru bütün gerçekliğiyle önümde duruyordu.
Bilgi eğer; öğrenme, araştırma ya da gözlem yoluyla elde edilen gerçek, malumat, vukuf; (bilişimde) kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam ise bugün kim bilgiye sahip. Sahip olduğumuz bilgi gerçek bilgi midir? Ne kadar bize aittir?
Bilgelik (Hikmet) eğer; bilgi edinme, idrak, görgü, sağduyu ve sezgisel anlayış ile birlikte bu hususiyetleri özümseyebilme ve uygulayabilme kapasitesi ise çağımızın bilgeleri nerede? Ekmek gibi, su gibi bir şey değil midir bilgelik?
Çağımızda herkes biliyor, bildiğini sanıyor. Herkes konuşuyor; her şey üzerine konuşuyor, konuşmayacağımız alan kalmıyor neredeyse. Oysa aslolan az konuşmak çok okumak değil midir?
Bütün bunların üstüne hepsinin üstüne evimizde kaybolmuş bir bilge adamın farkına varamamak insanı kahrediyor.
Aslında Eskişehir deyince akla gelen isim bu bilge insan; Atasoy Müftüoğlu’dur. Şehir dışından gelip bürosunda konuk olanlara ikram ettiği birkaç bardak çay, bir simit, bir elma, kitap ve lokumun, o güzel sohbetinin yanında sözü bile olmaz.
Eskişehir’e gidip de bu bilge insanın bir bardak çayını içmeyen çağımızın sorunlarına duyarlı insan yoktur. Aslında insanı biraz da Eskişehir’e çeken kafasını meşgul eden onlarca sorudur. Neden insanlık bu halde? Nereye bu gidiş? Bir çıkış yolu gerçekten de yok mu? Ne yapmalı? Nereden başlamalı? Çağımızı ve insanlığı nasıl anlamalı? Daha birçok soru insanı bu bilge adamın kapısına götürür.
  Dün bu bilge adam Darıca’da  idi. Bir konferans için gelmişti. Çağımız problemlerine ışık tutmak için konuşuyordu. Her ne kadar dertlerimiz hakkında acı reçeteler yazsa da isabetli teşhisler yapıyordu. Sorunumuzun üretememek olduğunu fakat bunun farkına bile varamadığımızı, çünkü İslam dünyası olarak aklımızı bir yerlerde unuttuğumuzu söylüyordu.
Farkında olmaktan farkına varmaktan söz ediyordu. Farkında olamayanlar üretemez diyordu. Üretmek en büyük yitiğimiz diyor ve kurtuluş reçetesini böylece ortaya koyuyordu.
Zihinsel cesarete ihtiyacımız var diyordu bu bilge adam ve ekliyordu. “Statükoları sorgulamak. Bütünüyle reddetmek değil. Biz şimdi geçmişin yasını tutuyoruz, geçmişe tapınıyoruz, bu anlaşılabilir bir şey değil. Bu yüzden bugün dünyada ne olup bittiğinin farkında değiliz. Dünya neyi konuşuyor, neyi tartışıyor? Müslümanlar olarak hiçbir tartışmayı biz başlatmıyoruz. Hiçbir tartışmada taraf değiliz. Zihinsel savaş vermiyoruz.”
Ak saçlı bir bilge adam zihinsel savaş vermekten söz ederken bir an yaşadığım çağa ve insana bakıyorum. Ne kadar da uzağız zihnimizi yormaktan. Oysa zihinsel savaş vermeyenlerin umut etme hakları yoktur.
Bu çağda bir bilge adama dokunabilmek umut etmek için bir kapıdır aslında bize..
“Allahın gülleri yakanızı bırakmasın.”

Bu haber 346 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !18 Mayıs 2012

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

GALERİ

Tüm haber yazıları ve içerikleri Son Nokta Gazetesine aittir. Kaynak belirtilmeden kullanımı yasaktır.
RSS Kaynağı

Web Tasarım: Gebze Tasarım

Altyapı: MyDesign