2012 yılına bireyse veya genel olarak Dilovası hızlı girdi. Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler. Dilovası ulusal basında yer alarak bu sayede ilçemizin bol bol reklamı oldu. İnternette dolaştım ve son zamanlarda yaşamımızda cereyan eden bir takım olaylarla bağlantılı bir fıkraya denk geldim. Bu güne kadar okumadığım ve beğendiğim bir fıkrayı etliye sütlüye dokunmadan birey veya bireylere eleştiri yapmadan bu hafta gülmek için sizlerle ilk defa okuduğum bu fıkrayı paylaşıyorum.
Aksak Timur, Nasreddin Hoca'nın köyüne uğrar. Köylü padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken bu konuk severliğe karşılık; "Köyünüze bir fil hediyem olsun" der ve gider. Fil bu zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder. Köylü ne yapsın çaresiz padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz. Hocaya: -Hocam perişan olduk bizi kurtar. Biz bu file bir şey yapsak padişah kellemizi alır derler. Hoca: -Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim der. Köylüyü arkasına alır huzura çıkar. Timur: -Hoca niye geldin? Filim nasıl? Diye sorar. Hoca: -Padişahım bu filiniz derken bir bakar korkudan arkasında kimse kalmamış herkes kaçmış. Padişah: -Eeeee ne olmuş file? Hoca: -Padişahım hediyeniz olan filden çok memnun kaldık. Yalnız kalıyor bir tane daha istiyoruz.
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !Anneler GünüKültürüne Yabancılaşan ToplumKutlu bir doğuma daha uyanmakdeneme18 Mayıs 201214 Mayıs 201207 Mayıs 201229 Nisan 201222 Eylül 2011