ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Zamanda Kaybolan Bir Yıl Daha

Metin ERİŞ

14 Ocak 2012, 22:29

Metin ERİŞ

Zaman şüphesiz soyut bir kavram... İnsanoğlu kendini gündüzün ve gecenin dönüşümü karşısında akıp giden mefhuma gün, hafta ve ay derken birden kendini değişen mevsimler arasında ve tekrarlanan bir akış seyrinde buluvermiş. Böylece her topluluk kendi inançları yönünde takvimlere kavuşmuş.
Taa ki kendine Miladisi, Rumi'si ve Hicrisiyle bir nizam kursun. İşte böylece adına sene dediğimiz akış seyrindeki zaman dilimlerinden birini daha geride bıraktık. Keşke "bir gününüz bir diğeri ile eşdeğerse kayıptasınız" dan yola çıkılmış olsaydı!.. Ama galiba öyle değil! Ne yazık geride kalanı olaylarıyla ele almak ve de gelmekte olanla ilgili astrolojik okumalarda bulunmak birileri için âdetten olmuş.
Hele televizyon görüntüleri gündeme geldikten sonra bazı kanallarda kendilerine gelecek okuma görevi verildiğini sananlar yok mu? Sizi bilmem ama bu konu konuşanlar açısından değil de, buna itibar edenler açısından beni,"la havle" çekmeye zorluyor. Hele konuya meraklı olanlardan kulağıma gelenleri düşündüğümde, oturup hep beraber "kopacak kıyamet(!)" dolayısıyla neredeyse çalışmaktan el ayak çekip karalar bağlamamız gerekecek...
Neyse söylemek istediklerim bunlar değil. Ben de şöyle bir âdete uyarak geride kalan seneyle ilgili değerlendirme yapmak istedim. Ama aklıma, bu karamsar tabloları yapanların daha önceki yıl yaşanan Japonya'daki tsunamiden sonra neden 2011 yılını değil de 2012 yılını kıyamet yılı olarak takdim ettikleri, takıldı. Evet suç şu Maya'lardaydı. Ne vardı yani takvimlerini 2012 yılına kadar yapacak?  Oysa gerçekten eğer kıyametse, işte Japonya'da yaşanan onun bir örneği idi. Maya'lılar herhalde hesap yaparken bir yılı karıştırmışlardı! Bizlerin bu tip şeylere aklımız ermediğinden ve sadece Cenab-ı Hakk'ın buyrukları yönünde "o zamanı, nâçiz varlığımızın bilmesine imkân olmadığından" kıyamet konusunda söyleyecek sözünün olmaması tabiidir. Amma ardından da "hele geride kalan yıla şöyle bir nazar atfetsek" demekten de kendimi alamıyorum.
2011 yılı akıp giderken insanoğlunun geleceği için bir yığın karamsar ikazı gündeme getirmediğini söyleyebilir miyiz? Amerika'dan Avrupa'ya ve bütün dünyaya yayılan orman yangınları, seller, tsunamiler, Afrika kıtasını saran kuraklık, açlık ve insanın insana zulmü! Acaba diyorum kendi kendime şu hızlanan iletişim araçlarından uzak yaşadığımız yıllarda bütün bu kötülükler, afetler oluyordu da bizlerin mi haberi olmuyordu?
Yoksa insanoğlu medenileştikçe(!) yaşadığı kötülükler mi giderek kendileriyle birlikte medenî canavarlar haline dönüşüyor? Ve daha da çok duyulur oluyor? Şöyle geride bırakılan yılı değerlendiren gazete sütunlarını ve haberleri, mümkün olduğunca, takip etmeye çalışırken beni en çok şaşırtan hususların başında insanoğlu için gerçekten felâket çanlarının en yüksek ses tonuyla çaldığı "yeryüzünün değişen atmosferiyle" ilgili Kyoto Protokolü'nün hâlâ önemli bazı devletlerce imzalamadığı ve süresi dolamakta olduğunun da büyüklerce pek kâle alınmamış olmasıydı. Üstelik 2011 yılının son aylarında konuda uluslararası toplantılardan biri daha yapılmış ve meselenin öneminin(!) altı çizildikten sonra Çin gibi, ABD gibi asıl felâket saçanların, havaya kirliliğini "ne kadar azaltılacakları" konusunda kararlarını ve de yeni bir anlaşma zeminini 2015'lere öteleme sorumluluğunu(!) üstlendikleri ortaya çıkmıştı! Yani!.. İnsanın bir şey söyleyesi gelmiyor!..
****


Biliyorum Türkiye'mizle ilgili bir olay zikretmedim. 12 Haziran Genel Seçimlerinin çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Çıkarılan patırtılara rağmen rakipsiz bir yarış gibiydi. Türkiye'nin 2011 yılındaki en önemli meselesi vatandaşlıkla-vesâyet anlayışı arasındaki gelgitte idi!.. Bağlı olarak da, adına ister Kürt meselesi ister Güney Doğu meselesi deyininiz, henüz çözülememiş olması da bir başka önemlimiz! Yaşanan tabii afetleri ve Van depremini unutmak mümkün değil ama galiba bu noktadan da bakıldığında asıl meselemizin, yıllardan beri olduğu gibi 2011'de de, vatanının değer hükümlerine ve insanına en fazla uzak duran, her kademedeki, aydınımız olduğunu söylersem umarım bana darılmazsınız... Her şeye rağmen 2012'nin ümide açılmış yeni bir yıl olacağı inancındayım...

Bu haber 201 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !18 Mayıs 2012

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

GALERİ

Tüm haber yazıları ve içerikleri Son Nokta Gazetesine aittir. Kaynak belirtilmeden kullanımı yasaktır.
RSS Kaynağı

Web Tasarım: Gebze Tasarım

Altyapı: MyDesign