Dilovası`nda yaşanan çevre ve sağlık sorunlarının kamuoyuna duyurulmasında emek sarf eden Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu`na bu araştırmalarına karşılık mahkemeye verilerek ödüllendirilmesi beni çokda şaşırtmadı. Ailemde 2 kişiyi kanserden kaybettim. biri yengem diğeri de amcam. Bunun var olmasını sadece ben değil tüm Dilovası bilmektedir. O insanlar gerçekten bu durumu yaşıyor ve yaşamaya devam etmektedirler. Söz konusu profesör hakkında, “Kan ve dışkıları bırakın, doğum yapıp çocuk emziren annelerin sütünde bile çinko, demir, alüminyum, kurşun, kadmiyum tespit ettik, tehlike büyük” dediği, basın yoluyla bu bilgileri açıkladığı ve bu vesileyle "Haberin geniş halk kitlelerine ulaşmasını sağladığı, araştırma sonuçlarını halk arasında panik yaratmak amacıyla kullandığı" iddiasıyla yargılanması için hakkında dava açıldı. Açılan davanın ne kadar üzücü bir tabloyu karşımıza çıkardığını herkes bilmektedir. Sanık bilim adamı, şikayetçileri tanımlamak istemiyorum. Tanıyanlar bilirler. Ve sonucunda 2 ila 4 yıl arasında hapis cezası istemi ile yargılanacaktır. Dilovasının ağır sanayi ile çevrili olduğunu inkar edelim, hava kirliliğinin olmadığını, kanserli hastaların özellikle dilovasına, ölmek üzere provokasyon amaçlı gönderildiklerini kabul edelim. Yeni ilçe olmuş şirin bir beldedir dilovası. Etrafı ormanlarla çevrili, deniz sahili uçsuz bucaksız, tertemiz marmarayı besleyen plajları, meyve ağaçları alabildiğince fazla, yeni yerleşim alanları, hiç gecekondusu olmayan, tertemiz yapılar, etrafları taş duvarlada çevrili değiller, kaçak yapı asla yoktur. Cadde ve sokakları istisna gibi, işsizlik hiç yok, uluslar arası limanlarınında etkisi ile yurt dışından bile yerleşim talepleri bulunmakta sanki. Nüfusu 100 bini geçmiş İnsanlar sığmaz durumda. Her taraf sosyal alanlarla kaplı. İnsan bıkar sıkılır. Birazda karışıklık istiyormuşsun ve imdadına onur hamzaoğlu yetişmiş sanki. Bilimin vermiş olduğu cesaret ve yetki ile seni kötülüyor. Küçülüyorsun, herkes taşınıyor, evler gecekondu oluyor, her gün yeni bir kaçak yapı yükseliyor, onu saklamak için boyundan aşkın taşduvarlarla kaplanıyor etrafları, birden sahil kapanıyor, çıplak gözle göremez, elle dokunamaz hale geliyor, ağaçlar kuruyor ve ortaya o insanlar çıkıyor birer birer ölüyorlar, sanayinin arasına hemen iki mahalle sıkışıyor, oda koksu yerine tiner, tutkal ve bilimum kimyasal madde kokuları, demir pası kokusunu öğreniyorsun, gözlerini suda açtığında su üstündeki yağın rengine inanamıyorsun. Nüfus azalıyor ve ilçe olmasına rağmen göçe engel olunamıyor. Bütün bunların sebebi kim? ONUR HAMZAOĞLU’dur. Bireysel dava açalım. Memleketlerini bırakıp buralara taşınanların hayallerini yıkmıştır. İnanmazdım bilimin siyasileşeceğine veya ideolojisinin olacağına, ama artık inanıyorum ki bilim yenilecek hemde kanunlarla ve bilim adamı olmayan insanların baskılarıyla. Şimdi daha sonra konuşacak olan bilim adamlarını susturabilecek kadar bilgiye sahip yeni siyasileri seçmek için başlayalım yarışa. Memleket ayırımı, uygulamadığımız dini alet ederek, işimize gelmediğinde Kürt-Türk diyerek. En etkilisini bulana kadar. Onur Hamzaoğlunun Allah yardımcısı olsun. Dilovası halkınıda zulümden kurtarsın amin.
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !Anneler GünüKültürüne Yabancılaşan ToplumKutlu bir doğuma daha uyanmakdeneme18 Mayıs 201214 Mayıs 201207 Mayıs 201229 Nisan 201222 Eylül 2011