ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Dostluk Üzerine

Metin ERİŞ

23 Nisan 2011, 16:00

Metin ERİŞ

 Bugünü ise, yine Çinili Camii cemaatıyla paylaştığım, günümüzde giderek azalan ve neredeyse bireysellik kavramıyla yok olan bir derinliğe "dostluk" konusuna, o günkü konuşmamdan alıntılarla temas etmek istiyorum. Ve diyorum ki gelin dostlar konudaki görüşlerinizi benimle paylaşın. Kim bilir belki bu "bireyselleşen" ve bunu marifetmiş gibi çocuklarımıza sunan aydın geçinenlerimize rağmen, hepimiz açısından, yeni bir adımın atılmasına vesile olur. Kör kuyuya taş atmak gibi! Varsın öyle olsun... Dostluk konusundaki düşüncelerime de sözlükteki anlamıyla başlamıştım... "Sözlük dost kelimesini şöyle açıklıyor: sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş. İşte gönül ile dostluğun bağı bu son kelimede bütün açıklığıyla ortaya çıkıyor. Özetle Sözlükte de, dostluk ile gönlün beraberliğini dile getiren ifade "gönüldaş". Ne güzel değil mi? Fakat dostlukla gönülü bağlayan yakınlık şüphesiz burada noktalanmıyor. Konu çok daha derinlerde olmalı. Öyleyse biraz daha araştırmakta fayda olacaktır. Çok eski çağlardan beri, yani insanoğlunun düşünmeye başladığı zamandan beri, akla gelen sorular olmuştur. Bunların başında şüphesiz yaratılışın sırrına ulaşmak vardır. Düşünürler, filozoflar yüzyıllar boyu bunu araştırmışlardır. Ta ki peygamberlerden cevaplar gelsin. Ama arayışlar durmamıştır. Bu arada ya "inkâr" veya "Yaradan'a giden yol üzere olunmuş ve Yaradan'a ulaştıracak vâsıta aranmıştır. Gönül bu vâsıtalardan biridir. Bir başka vâsıta ise dostluktur. Bunu ben söylemiyorum. Eski çağ düşünürlerinden Çiçero diyor bunu. Önce şunu diyor: "Ben ruhun vücutla birlikte öldüğünü, ölümle her şeyin yok olduğunu söyleyenlerin fikrinde değilim." Sonra, ölmez ruhların dostluğa olan ihtiyaçlarını dile getiriyor Çiçero kendi deyişi içinde. Ve dostluğun Ölmez Tanrıların insanlara verdiği en güzel şey olduğunu söylüyor: "Dostluk, insanlara ve Tanrılarla ilgili her şeyde, teveccüh ve şefkat duygularıyla anlaşmasıdır. Bilgelik bir tarafa bırakılacak olursa, Ölmez Tanrıların insana bundan daha iyi bir şey verdiğini sanmıyorum." Çiçero, dostluğun yüceliğini, bazı kıyaslamalar ve değerlendirmeler yaparak şöyle tamamlar; "Kimi zenginliği, kimi tam sıhhati, kimi nüfuzu, kimi mevkileri, birçokları da zevkleri tercih eder. Bu sonuncusu hayvanlara yaraşır; ötekiler ise geçici, şüphelidir." ***** Parça parça pek çok şey de söyledik dostluk üzerine. Amma bilge kişi dostu gönülle bütünleştirerek kıssadan hisse içinde şöyle açıklıyor dostluğu. "Dost ol kişidir ki öldürülmesi muhakkak ve mukarrer olan gecede Peygamber-i Ekber'in yatağında yatar, O'na Şah-ı Velâyet denir. Hz. Ali'dir. Dost ol kişidir ki Yâr-ı Dâr'dır, kucağında mübarek bir emanet vardır. Bütün delikleri elbisesinden muhtelif parçalarla tıkar, son deliğe tabanını dayamıştır, kucağındaki mübarek emanet uyumayla uyanıklık içerisinde uyur görünmektedir.. Orada Ebu Bekr'i yılan sokar. Dost son deliğe tabanını, taban gibi görünen gönlünü uzatandır, gönlü ile orayı tıkayandır". O halde, dostluğa önce gönlümüze dost olmakla başlamalıyız. Çünkü gönlümüz Beytullah odağıdır. Yoksa bilinen söylenen, görüne basit şekliyle ve maddî anlamıyla kan pompalayan bir maddî organ olmaktan öte gidemez. Giderse dostluk, aşılamayan basamaklarla "çaresizliğe", "vefâsızlığa" ve nihayet "bunalıma" tırmanır. Bunalım inanan insanın işi değildir. Müminin bunalımı yoktur. Bunalım olmadığında ise gönül kapıları açıktır. Ve buradan insana, oradan halka dostluk uzanır. Halka dostluk fikre dostluğu, tarihe, coğrafyaya, zamana dostluğu beraberinde getirir. Özetle kendinden başlayan, karşılıklılık hududunu yok eden, habisleşerek gönülden ve aşktan nasip alan, faziletle bütünleşen bir ihtiyaçtır dostluk..."

Bu haber 266 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Basın Toplantısı Mükemmeldi, Bir Ayrıntı Hariç !18 Mayıs 2012

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

GALERİ

Tüm haber yazıları ve içerikleri Son Nokta Gazetesine aittir. Kaynak belirtilmeden kullanımı yasaktır.
RSS Kaynağı

Web Tasarım: Gebze Tasarım

Altyapı: MyDesign